Bir ferzan özpetek filmidir. filmin başrollerinde giovanna mezzogiorno ve alessandro borghi gibi ünlü italyan aktristleri oynamaktadır. İtalyan sineması sıcaklığına bir ferzan bakış açısı eklemiştir. napoliyi esrarengiz olaylarla örülü ve mistik bir cinayet hikayesiyle anlatır bu filmde yönetmen. ferzan filmi severler için güzeldir, hiç birşey izlemeseniz biraz italya sokakları birazda italyan neşesi görürsünüz
üniversitenin asıl sakinleri olan varlıklardır. sevimlilikleriyle gönül çalarlar, salamlı tosttan haraç alırlar. patates kızartması yiyenlerinin de olduğu rivayet edilir. ihtiyar heyetinin kıdemli üyelerinden, isminin duman olduğunu anımsadığım, gri ve tombik kedi ise ön kantin merdivenlerin tepesine yayılmasıyla "gsü kedileri" deyince aklıma ilk gelen imgeyi oluşturur.
bu günlerde ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum arkadaşlar, şöyle insanı sevginin, aşkın varlığına inandıracak -belki de kandıracak- şeyler olsun.

ben iflah olmaz bir romantik olduğum için

"kayahan-gönül sayfam" ile başlamak istiyorum müsaadenizle.
son zamanlarda iyice boku çıkmış, yeni facebook olma yolunda ilerleyen sosyal mecra. 2013-15 arası twitterı deli gibi özlüyorum
yanılmıyorsam 2010-2015 arasında hazırlıkta profluk yaptı.. italyan asıllı fransız.. marsilyalı.. İyi bir prof olmasının yanında oyunculuğu da iyidir... Türk yapımlarda rol de almıştır.. bknz:cest chocolat! :)
Gsü'den çokmuş Twitter alemine mal olmuştur. Okulun en ünlü üyeleri arasına da girer. Süper kahraman kıyafetleri giydirilmiş yoga yapıyor gibi şoplanmıştır. Derdi nedir bilmiyorum ama kütüphane tarafında bulunan yere yakın aydınlatma (sanırım bunun için?) direklerinden birine oturmuş kedidir
Bir film ayakkabınızdaki taş gibi rahatsız etmelidir der lars von trier
- the human centipede
- a serbian film
- incendies
- prisoners
- barda

- mientras duermas
okuldaki en ilginç topluluk bunlardır. yıllardır tam bir tarikat mantığıyla faaliyet gösterirler. bunların arasına dahil olan bir kişinin bunlardan ayrılması zordur. eğer ayrılırsa sonra onu bir güzel dışlarlar. coşkun kırca konferans salonu açılana kadar prova yaparken yiğit okur'un altını üstüne getiriyorlardı. onlarla prova yaparken karşılaşırsanız size sanki uzaydan gelmişsiniz gibi bakarlar ve okuldaki diğer etkinlikler onların prova zamanıyla çakışırsa bundan hiç hoşlanmazlar. kendilerini yiğit okur binası 3. kat coşkun kırca salonu'nda görebilirsiniz.
zamanında hötk programını sunmuş, şu sıralar da işlerine youtube üzerinden devam eden radyocu/ komedyen dostlarımız. ben şahsen kendilerini çok seviyorum, değişik bir mizah anlayışları var. kelime oyunlarını da pek seviyorlar. üstelik ikili olarak çalışmalarına rağmen bireysel yürüttükleri projeleri de var. mesela cenk bey’in malt adında bir müzik grubu var ki oldukça iyiler. erdem bey de şu çok ünlü dizelerin sahibi:
kırka yakın
ayakı vardır
kırkayakın
berlusconili milan ve demirelli dyp'dir. terk-i diyarlarıyla ikisi de asla eskisi gibi olamamışlardır. toplumda dağılan hepsi kadar karşılık bulamamışlar ve öznel özlemler olarak kalmışlardır

    Demirel'li dyp'yi hatırlayan gsü'nün ilk mezunlarındandır. O yaşta hala burada yazan adam da ancak esnaftır. Sayenizde gsü mezunu esnaf olduğunu da öğrendik efenim

okulun en tatlı mekanlarından biriydi, hazırlıkta filmler izlenir kulüplerin film gösterimleri burada yapılırdı. ancak bu sene kapatıldı, yeniden açılıp açılmayacağı bilinmiyor.

    Coşkun kırca'ya ek yapılan binanın ikinci katı iletişim fakültesi uygulama birimleri için ayrılmış. Tasarımhane, haber odası, iletişim ajansı, kurgu odası, radyo için iki ayrı oda ve stüdyo bu katta bulunuyor. Niye anlattın derseniz, eski cep sineması artık iletişimcilerin yeni stüdyosu. Okul cep sinemasını saray binasında açacağını söyledi fakat öyle bir şey yok tabi ki. sinema kulübü de münevver soylu konferans salonun'da yapıyor artık etkinliklerini
Bir dedikodu sayfası için fazla ciddi, ciddi sayfa için fazla dedikoducu olan arafta kalmış bir oluşum
tame impala - new person same old mistakes... bir şarkıdan bıkmamak mümkün mü sorusuna yanıt olarak çıkarılmış şarkıdır bence

    Tame impalanın şarkılarının yüzde doksanı diyerek katılıyorum. Özellikle currents albümündeki hiç bir parçanın kötü olmaması oldukça mucizevi..
    edit: sözlüğe rakam yazılamıyormuş..
cinsiyet: erkek
Lokasyon: yigit okur onu
boy: 1.20
kilo: 380
sac: mor
goz: mavi
meme: 46ddd
z kuşağının oy kullanma yaşına gelmesi ve tüm siyasi denklemlerin bu olgu ile alt üst olması sebebiyle ortaya çıkmış durumdur. tiranlar z kuşağı ile aynı senkronu sosyolojik ve ideolojik olarak tutturamaz. z kuşağı globalleşmiş ve sınırların sadece görünmez cizgilerden ibaret olduğu bir dünyanın icine doğmuştur . bu çocuklar artık kendi odalarından çıkmadan tüm dünya ile etkileşime giren kişiler. z kuşağı ile anlaşamayan başta siyasiler olmak üzere işletmeler de yok olmaya mahkumdur. bu çocuklara yasak koymak etki etmez. internetin fişini kökten cekmelisiniz.
Birilerini linç etmek için etrafını dört gözle izleyip, aradığını bulunca da pek tabiî kişiyi şaşkına çevirecek derecede linç eden ve aşağılayan kesim.
adını godric gryffindor denen ilk seherbazlardan alan hogwarts bölümü. sembolizm anlamında incelendiğinde renklerinden aslanına ve hatta pelerinine kadar Galatasaray eğitim kurumlarını anımsatan izler barındırır.(bkz:harry potter)
bunun tartışılmadığını bir sözlük hayal edilemez. ben ikisini de severimciyim. sitcom bağımlısı olanlar zaten cok az olan sitcomları ayırmamak gerektiğini bilir.

    Banane kardeşim amerikan sitkomlarından. Önüme hazırlanıp sunulmuş bir yemek gibi konulan şeylerin başında TV dizileri geliyor. Artık ideolojiler insanlara empoze edilmiyor. Biz ideolojileri bulup kendimize empoze ediyoruz. Realiteden kaçmak için bir çaba bu diziler. Söylediklerim aslında hepimizi eleştiriyor. Tanıştığımız insanlara sorduğumuz sorulardan biri de 'hangi dizileri izliyosun' oldu. Kendimizi izlediğimiz dizilerle tanımlar olduk. Yani sorunum cevabı : diziniz batsın arkadaş.
John wick
the raid
the hitman’s bodyguard ( komedi-aksiyon)
matrix serisi
anna (2019)
mission impossible 5. Filmi
skyfall
wanted
the man from uncle
son 5 yıldır açık ara sağ taraftaki oyunun teraziyi bozduğunu söyleyebilirim.hala pes 2013 oynayanların kripto fetöcü oldukları düşüncesindeyim
1 nolu edit:kripto fetöcüler mesaj kutumu "pes 2013 bylock oyun motoruyla yazılmadı;biz winning elevencıyız." ile doldurdular
başrolünde (bkz:osmosis) den tanıyabileceğiniz (bkz:hugo becker) in bulunduğu fransız ajan komedisi. André Merlaux isimli karakterimizin, 1960'lı yıllarda, henüz soğuz savaşın doruk noktalarındayken, fransız gizli servisinde stajyerliğe kabul edilmesi ile başlıyor dizi. karakterlerden ve konudan bir nebze bahsetmek gerekirse;
André Merlaux: genç ve tecrübesiz stajyer. özellikle ilk sezon kendisi üzerinde dönüyor.
jacquard: fransız gizli servisinin cezayir sorumlusu. (bkz:L'Algérie c'est la france) diye bir (bkz:catchphrase) sahibidir.

calot: servisin almanya, moskova, kısaca soğuk savaş sorumlusu. 4'e bölünmüş berlin'de ve komünizmin doruklarındaki moskova topraklarına yaşadığı maceralar insanı krizlere sokar.
moulinier: afrika sorumlusu. cumhurbaşkanlarını belirleme ve özgürlük isteyen milletleri pışpışlama gibi bir misyonu bulunmakta.
savaş sonrası fransa, bolca (bkz:de gaulle) ) , kennedy, fransız gevşekliği, cezayir bağımsızlık referandumu, quebecliler, soğuk savaş ve mossad gibi pek çok unsur içerir.

muazzam bir kara komedi. tarz olarak (bkz:the office) (bkz:after life) (*) (*) gibi benzetmeler yapılabilir. özellikle yakın tarihe ilgi duyuyorsanız bu dizinin netflixte izlenebilecek en iyi fransızca şey olduğu görüşündeyim, naçizane. fransızca dizi seven sevmeyen tüm dostlara önerilir, fransızca dizi izlemeyi sevdirebilecek yegane şeydir zira kendisi.
eski bir sözlük geleneği, sözlük oyunudur. Kurallari basittir. TEK CUMLE YAZMAK VE ANA KARAKTERI ÖLDURMEMEK.
Oynamak isteyen olursa ben başlatıyorum;
Bir gun besiktastan okula hizli hizli yururken, yerde birakilmis bir sirt cantasi gordum
Acaba benden başka bırakmadığı öğrenci var mı diye düşündüğüm, bir nesile kan kusturan ama özünde çok iyi olan hocam
motivedir, ataktır. istediği için yapamayacağı şey yoktur. sonradan sıraya girip bekleyeceğime sohbet muhabbetle 5'i getireyim der. ticari zekası yüksektir, taktiksel davranır.
talebi nettir.

salata barı sömüren tarikatin lideri olma ihtimali yüksektir.
(bkz:ulan yine hayvan gibi almışlar) )
Celal şengör’ün çeşitli yayınlar için yazdığı 63 fıkranın birleştirilip İnkılap yayınları tarafından basılan kitabıdır. Gsü’lüler arasında okuyan olup olmaması benim için bir merak konusudur.
İlkbahar ve sonbaharda sahil tarafında gerçekleştirilen, boğaz köprüsünün ışıklarına karşı oturup film izlenerek beleş gıdanın dibine vurulan müthiş etkinliktir. Yağmur yağması olmazsa olmazlarındandır.
3.sezon 6.bölüm sosyal linci anlatır. insanları bol bol linç ettiğimiz bu zamanlarda izlenmesi iyi olur.
Bi çok öğrencinin hastası olduğu kısa saçlı kızdı. Şahsen kısa saçlı kızlara ilgi duymasam da o bir başkaydı. Adı salome idi heralde. Kaç can yaktı haberi yoktur :) hatırlayanlar sigara yakmıştır selam olsun
BDT VE RUS DIŞ POLİTİKASI DERSİNİ SEVEREK ALDIĞIM KİŞİ. GERÇEKTEN DERSLERİ ÇOK ÖĞRETİCİ VE KEYİFLİ GEÇERDİ.

HOBİ OLARAK EBRU SANATI İLE İLGİLENİYORDU.
Halktan biriyim cevabım net dosto. Şimdi kafe dostoyevsky de oturup çay eşliğinde "aşağılık insanoğlu her şeye alışır." satırlarını okumak vardı... Bu arada tolstoyun pıtığına fıttırıyım
bir grup hazırlık öğrencisinin bu yıl (2020) instagramda faaliyete geçirdiği sözlüktür. değişik türkçe cümleleri ve türkçe şarkı sözlerini kendi tarzlarıyla fransızcaya çevirmeleriyle bilinirler.

(bkz:galatasaray fransızcası)
Lö kur dö 7h. Kariyerleri konusunda kendini yapayalnız hisseden GSÜ’lü gençlere ve yeni mezunlara kollarını açıp gitme diyeydim diyen dev bir aile. Kariyer ve kurumsal kayboluşu irdeleyen, anlatan bir IG sayfası. Ailecek takip ediyoruz.
ilk sezonu biraz yavan geçen ama ikinci sezon birinci bölümüyle (ki tek mekan çekilmiştir) kalbimi kazanan komedi/drama dizisidir. bahsi geçen ikinci sezonda diziye katılan andrew scott sayesinde birçok insanda hot priest fantezisinin oluşmasına da yol açmıştır.
cem yılmaz'ın türk telekom için çektiği reklamda söylediği fransızca replik
altyazıda "Param varsa aklım yok mu sandın" olarak çevrilmiştir
okula herkes gibi test çözerek girdiğinin farkında olmayan ve kendilerini dünyanın en kültürlü insanları sanan gsü öğrencileridir. ayrı bir parantez açıp belirtmek gerekir ki kesinlikle kültürel anlamda zengin bir öğrenci topluluğudur gsü. fakat öyle bir kitle var ki her şeyde en doğru şeyi kendilerinin söylediğini, her konuda gerekli her şeyi bildiğini sanan ve her şeyde platonluk taslayan bir kitle vardır okulda. esefle kınadığım tiplerdir.
mühendislik fakültesinin yeterlilikleri ve içeriğinin güncelliği tartışılır.
Ancak mühendislik öğrencisiyseniz haftada 30-35 saat alırken 15-20 saat ders almaktan şikayet eden arkadaşlarınıza laf anlatmaya çalışırsınız.
sözelci esprisi yaparsanız linç yersiniz, çünkü 1 anlamazlar, 2 anlasalar bile komik bulmazlar, azınlıktasınızdır.
işletmeler aldıkları dersten şikayet ederken onların bütün dönemlik dersini ilk 2 haftada aldığınızı anlatmaya diliniz varmaz.
mühendislik öğrencisiyseniz çektiğiniz çileyi paylaşacak başka kimseniz yoktur, ne kadar anlatmaya çalışsanız da diğer bölümden arkadaşlarınızla başka dünyaların insanlarısınızdır.
Her bölüm kendi çapında zor tabi ki, herkesin kendince sorumlulukları var.
AMA BİR MÜHENDİSE GİDİP NE KADAR ÇOK DERSİNİZ OLDUĞUNDAN, NE KADAR ZOR OLDUĞUNDAN YAKINAMAZSINIZ ARKADAŞLAR. BU AYIPTIR.
monaco'da topçu. onun için hangi ayağıyla vurduğu fark etmiyor. Fut20de wf5 olmasından dolayı vazgeçilmez forvet. Oyunun metası bu adam. Gerçek hayatta hak ettiği yerde değil maalesef.
Hazırlık döneminde adeta bir incil , bir Tevrat gibi bir şeydir. İçindeki tüm datayı ezberlemek istercesine Yanınızdan ayırmazsınız ama bildiğiniz şeyler oyle sınırlıdır ki yanınızda taşımak güven verir.
İlk sene heyacanlandırır ilk öpücük gibidir
sonraki seneler aşkı sönmüş evliliğe döner sıradanlaşır , çirkin biriyle evliymişsiniz gibi görmek istemezsiniz işkencedir , umrunuzda olmaz hissizleşirsiniz

sonra birinin daveti ve ısrarı ile gidersiniz ve o pişmanlık rezillik olmamışlık sizi hep rahatsız eder ve başka ünilerin partilerine gözü dikersiniz fakat aslında eğlencedeki sorun tüm türkiyeye aittir bunu anlarsanız
Ön kantine inen merdivenin yanında bulunan ağaçtır. Ağaca yaklaşık bir senedir böyle hitap ediyorum ve çevremdekiler de bu söylemi yavaş yavaş sahiplenmeye başladı. Cuma günü derslerin bitip de herkesin okuldan gittiği zamanlarda günbatımına doğru biraz yalnız kalıp sessizce düşünmek için veya sabah erkenden gelinip kimsecikler yokken gündoğumunu izlemek için çok ideal bir yerdir.