Açılımı Galatasaray Üniversitesi Mühendislik Kulübü olan ancak pek de mühendislikle ilgisi olduğunu düşünmediğim, okulun en köklü kulüplerinden nam-ı diğer sarhoşlar kulübü.
kayıt olur olmaz beşiktaş'a gidip 12 ay taahhütlü yurtlara kendinizi mahkum etmeyin.
Salgın bittikten sonra kırlarda özgürce at sürmek isteyen yazarlara verilecek tavsiyelerdir.
Öncelikle at alırken neresine bakmalı neye göre almalı çok iyi bilmiyorum. Ben alacak olsam kafasına ve yelesine bakarım. Tabiki gözlerine de bakarım atın iyisi gözlerden anlaşılır.

Bu saydıklarım güzel görünmüyorsa almam.

At alma niyetiyle giderek, aygır veya kısrak

almamak icin bilirkişi ile at almaya gidilmesi önerilir.
Fransızcasının iyi olabileceğini düşündüğüm, diğerleri hakkında şüphelerim olan kurslardır.
içişleri bakanlığınca yayınlanan türkiye'nin kafasına sıktığı resmi genelgedir. vaka sayılarının azalmasıyla rehavete kapılarak mantıktan uzak tamamen ekonomik endişeler gözetilerek alınmış bir karardır. genelgede geçen "belirlenen şartlar" ifadesi ziyadesiyle gülünç olmakla beraber endişe vericidir. ilgili genelge (bkz:10 nisan 2020 sokağa çıkma yasağı)
eğdim boynumu
vurmayın tamam yenildim
geçmişten hortladım
tek dostum intikam yeminim
mapusun avlusunda bir oğlan
NE racon bilir ne de kin
Git koş uzaklaş gidebildiğin kadar
tutsağıdır o oğlan
hem lanet kaderin
hem doğup büyüyüp öldürüldüğü yerin
ağzında iki hece
durmaksızın sayıklar
eyşan eyşan eyşan
herkesin vardır bi eyşanı...
matematik bölümünün bir tanecik hocasidir. bence kendisinin dersleri ögrencilerin yurtdisindaki okullarda basarili olmasinda etkili oluyordur. ayrica örnek alinasi bir karakteri vardir.
gora, arog, yahşi batı, hokkabaz ve her şey çok güzel olacak gibi filmlerde yer almış (oyuncu-senarist-yapımcı), türkiye'nin en başarılı stand up komedyenidir.
"Haydar abi nereye gönderiyoruz" cümlesini kuran abimiz ve haydar abimizdir. Tatlı ikilidir her zaman "kardeşim" derler ve kriz anlarında bile sinirlendiklerini görmedim. Kaliteli boşları vardır kendi aralarında
İlkbahar ve sonbaharda sahil tarafında gerçekleştirilen, boğaz köprüsünün ışıklarına karşı oturup film izlenerek beleş gıdanın dibine vurulan müthiş etkinliktir. Yağmur yağması olmazsa olmazlarındandır.
Bu okul hakkında yapılan en boş muhabbettir. Galatasaray ile alakası yok ama arması gayın-sin'dir. Galatasaray ile alakası yok ama avlusunda aslan vardır. Galatasaray ile alakası yok ama mezuniyetine Galatasaray başkanı gelir. Galatasaray ile alakası yok ama binasına şampiyonluk bayrağı asılır. Galatasaray ile alakası yok ama kurulabilmesi tek mümkün taraftar kulübü Galatasaraylılar kulübüdür. Evet, Kesinlikle Galatasaray ile alakası yok.
bir avuç insanın dominik cumhuriyetinin ıssız adasında şampiyon olabilmek adına yarıştığı ama sonuçta her zaman acunun kazandığı televizyon programı.
gsü logosunu google'lamak suretiyle ilk sırada görülebilecek logodur. sin harfinin gayın çizgisinin üzerine geçmesi hatasıdır. bu logo yüzünden nice ürün ve afiş kurumca imha edilmiştir. seeklogo.com adresinde musagunes adında biri tarafından yüklenmiş virüs gibi her yere yayılmıştır.
doğru logo
yanlış logo
akp ile ilişiği olduğu iddia edilen hocanın odasındaki plastik kettle'dan, yangından 1 hafta öncesi türkiye-amerika-fransa üçlüsü arasında yaşanan gerginliğe karşılık fransız ajanı gsü öğrencilerinin sebep olduğu iddia edilmiş sonu gelmek bilmeyen hikayeler serisi.
(bkz:mumdan çıkmış yangın)
son 5 yıldır açık ara sağ taraftaki oyunun teraziyi bozduğunu söyleyebilirim.hala pes 2013 oynayanların kripto fetöcü oldukları düşüncesindeyim
1 nolu edit:kripto fetöcüler mesaj kutumu "pes 2013 bylock oyun motoruyla yazılmadı;biz winning elevencıyız." ile doldurdular
Karantina süresince aile evinde kalıyorum ve pazar/market alışverişini braveheart çoşkusu ile ben göğüsledim. Pazar arabasını alıp her pazar alışverişi yolculuğumda sanatçı toplum ile bağını sıkı tutmalı fakat bu demek değildir ki sanat toplum içindir diyorum Necatiye( nam-ı diğer pazar arabası)
berlusconili milan ve demirelli dyp'dir. terk-i diyarlarıyla ikisi de asla eskisi gibi olamamışlardır. toplumda dağılan hepsi kadar karşılık bulamamışlar ve öznel özlemler olarak kalmışlardır

    Demirel'li dyp'yi hatırlayan gsü'nün ilk mezunlarındandır. O yaşta hala burada yazan adam da ancak esnaftır. Sayenizde gsü mezunu esnaf olduğunu da öğrendik efenim
dışarıdan bakanların fark edemeyeceği ama gsü öğrencilerinin içten içe balon olduğunu bildiği bölümlerdir.
Kendisi en beğendiğim futbol yorumcusudur. Futbol tarihçisi de denilebilir. Futbolda iz bırakan her oyuncuyu, takımı, teknik direktörü bilir. Bunlardan Video kaydı olanların maçlarını izlemiş, haklarında yazılan kitapları okumuştur. Socrates dergi YouTube kanalında sinyor ne diyor programını yapar. Feyizlenmek isteyenler izlesin.
sally rooney tarafından yazılmış ve son dönemde oldukça popüler olan romandır. hatta bazıları sally rooney'nin yeni dönemin salinger'ı olduğunu iddia etmişlerdir. bana kalırsa yanına bile yaklaşamaz. normal people'ı ilk çıktığında okumuştum, çok yalın bir dili var ama hikaye yavan, karakterler klişe ve zevksiz. herkes nasıl bu kadar sevdi bu romanı anlayamıyorum açıkçası. belki benim göremediğim bir şey vardır.
hee bir de dizisini çekmişler. estetik sahneler vardı bence, fena bir uyarlama olmamış. ama dediğim gibi konu bana çok boş geliyor o yüzden izlerken aşırı sıkıldım. yolu açık olsun, ne diyeyim.

bu arada kitabın çevirisine can yayınlarından ulaşabilirsiniz.

eksi sozluk’teki suserkavramindan esinlenerek gsu sozluk yazarlari icin kullanilmasini onerdigim kelime.
İlk sene heyacanlandırır ilk öpücük gibidir
sonraki seneler aşkı sönmüş evliliğe döner sıradanlaşır , çirkin biriyle evliymişsiniz gibi görmek istemezsiniz işkencedir , umrunuzda olmaz hissizleşirsiniz

sonra birinin daveti ve ısrarı ile gidersiniz ve o pişmanlık rezillik olmamışlık sizi hep rahatsız eder ve başka ünilerin partilerine gözü dikersiniz fakat aslında eğlencedeki sorun tüm türkiyeye aittir bunu anlarsanız
tüm güzel işlerinin yanında "çocuk bayramı" gibi esasen tüm dünya çapında kutlanabilecek çok güzel bir günün mucidi olan önderimiz. bugünün tüm dünya ülkelerinde, bütün çocuklar tarafından kutlanması, biz cumhuriyet çocuklarının hedefi olmalıdır. o kadar güzel bir düşünce var ki burada evrensel olmayı sonuna kadar hak ediyor.
hayvan gibi iyi muzik yapan gal grup. isletme kulubu adamsa eger seneye stereophonics’i getirsin...
(bkz: Bağcılar merkez) sıradışı şehir dokusu ve insanları ile son yıllarda İstanbul'un cazibe merkezidir. Cazibe merkezi olması İstanbul'un en kalabalık ilçesi olmasından anlaşılıyor. Son olarak Bağcılar'a yolunuz düşerse meşhur Bağcılar tavuk dönerini yemenizi tavsiye ediyorum. yaşadığımız semtin mottosu ile sonlandiriyorum yazıyı. (bkz:burası Bağcılar welcome to cehennem)
Bu tarz diğer sözlük ve ya sosyal medya mecralarındaki benzeri başlıklar sadece size değil bana da itici ve uyuz gelir. Yok efendim aldatılıp affeden erkek , yok makyaj yapmayan kız ve soydaşı zibilyonlarca husus. Bu başlıkta sizden yazmanızı istediğim , hayatın dayattığı gerek şahsi gerek bulunduğumuz zamandan kaynaklanan , sizi rahatsız eden , sizi yoran yıpratan konuları buraya üstü kapalı ya da direkt yazmanız. Başlıkta bahsi geçen sigara sizi temsil ediyor. sigarayı içen , sizi rahatsız eden husus ve sigarayı bırakamaması da sizi rahatsız eden şeyin sizi bir türlü rahat bırakmaması.

Beni rahatsız eden şey : kendimi bildim bileli, ortaya bir şeyler koymak istediğim alanlar var. Ama ne yazık ki , finansal anlamda sermaye konusunu saymazsam eğer şu hayatta bir türlü o alanlarda istediğim şeyi ortaya koyamadım. Ya yarım kaldı ya hayat bir türlü o yola sokmadı ya da şansızlık haylice. Gerçekleşmeyen tutku ölümcül bir hastalıktır ve her geçen gün üretememenin verdiği rahatsızlık daha çok can acıtmaya başlıyor. Hayata verdiğiniz anlamlar , kendinizi tanımlamanız ve prensipleriniz yavaş yavaş silikleşiyor ve acaba ben koca bir düzenbaz mıyım diye soruyorsunuz kendinize , sanki en büyük kandırmacanızı kendinize yapmışsınız gibi.
özellikle parler kısmında öğrencileri terleten durumdur. ilk sınavda "yaa abi bana jüri düşük verdi" gibi savunmalar yapan insanlara pek takılmamıştım aslında. belki onların fark ettiğinden de kötü geçmiştir vs demiştim. ne var ki üçüncü sınavda ben de aynı problemden muzdarip oldum. yanlış anlaşılmasın, ben 30'luk konuştum jüri bana 10 verdi gibi bir iddia atmıyorum ortaya. AMA ALDIĞIM PUANDAN DAHA FAZLASINI HAK Ettiğime eminim. Üstelik küçük bir saha araştırması sonucu böyle düşünen daha birçok öğrenci olduğunu da gördüm. en kötüsü de notu kıt olan jüriler olduğu gibi not vermede daha gönlü bol davrananlar da var. bu yüzden düşük ve yüksek not arasındaki uçurum da artıyor. ilk üç sınavda belki önemli değil bu ama finalde neler olacak merak içerisindeyim. bence hocaların acilen bir araya gelip öğrencilerin hatalarını ne kadar tolere edeceklerini kararlaştırmaları lazım ki biz de mağdur olmayalım ve daha adaletli bir notlandırma olsun.
Henüz bulamadığım hocalardır. Bu entrye erkek kadın farketmeksizin yazılırsa sevineceğim hocalardır ayrıca :)
hazırlık öğretmenliği yapan bir fransız.
Fransız olmasına rağmen fransa'yla, fransızlarla da çok rahat dalga geçebilmektedir. kendisinden çokça duyduğum "e ben fransız kaldım", "feministler çok çalıştı" gibi bazı klasikleşmiş espirileri de vardır. Ayrıca her yıl başında da öğrencilerine kendi tasarladığı takvimlerden verir. kısacası işini iyi yapan, cana yakın, çok bilgili bir adamdır.
okula herkes gibi test çözerek girdiğinin farkında olmayan ve kendilerini dünyanın en kültürlü insanları sanan gsü öğrencileridir. ayrı bir parantez açıp belirtmek gerekir ki kesinlikle kültürel anlamda zengin bir öğrenci topluluğudur gsü. fakat öyle bir kitle var ki her şeyde en doğru şeyi kendilerinin söylediğini, her konuda gerekli her şeyi bildiğini sanan ve her şeyde platonluk taslayan bir kitle vardır okulda. esefle kınadığım tiplerdir.
oasis denilen koylu grubunun agzina burnuna rahat rahat sicma potansiyeline sahip mukemmel grup.
Aslinda pulp’tan bin kat daha iyi bir grup ama jarvis cocker, damon albarn’i dover.
okuldaki en ilginç topluluk bunlardır. yıllardır tam bir tarikat mantığıyla faaliyet gösterirler. bunların arasına dahil olan bir kişinin bunlardan ayrılması zordur. eğer ayrılırsa sonra onu bir güzel dışlarlar. coşkun kırca konferans salonu açılana kadar prova yaparken yiğit okur'un altını üstüne getiriyorlardı. onlarla prova yaparken karşılaşırsanız size sanki uzaydan gelmişsiniz gibi bakarlar ve okuldaki diğer etkinlikler onların prova zamanıyla çakışırsa bundan hiç hoşlanmazlar. kendilerini yiğit okur binası 3. kat coşkun kırca salonu'nda görebilirsiniz.
monaco'da topçu. onun için hangi ayağıyla vurduğu fark etmiyor. Fut20de wf5 olmasından dolayı vazgeçilmez forvet. Oyunun metası bu adam. Gerçek hayatta hak ettiği yerde değil maalesef.
'ın cesaret edemeyeceği, toplumumuzun kirlenmesine karşı etkili bir eylemdir. sözlüğün sabaha kadar eylemde nereye kadar şiddete izin vermesi gerekir sorunu da başlığın başka bir boyutudur. show haber videosu
Bir sürü gencin birlikte kurduğu bir stk. Beşiktaş çarşıda mekanları var. SBK'nın alternatifler seminerinde ilk defa gsü semalarında gözüktüler. Okuldan birçok hoca ve öğrencinin birlikte çalıştığı bir oluşum anlaşılan. Tarih vakfı ile marksizm201-2 serileri yapmaya devam ediyorlar. Tw: @universusorg
sanırım sözlüğü taşıma sırasında silindiği için yeniden açtığım başlık. Bir gün tekrar dersten kaçıp gideceğimiz, gsü çevresindeki en güzel mekandır kendileri.
gün geçtikçe haliyle artan bir kesim. sınıfın ortasında kalkıp elma ikram etmeye başlarlar tuhaf bir iç anadolu aksanları vardır ki geçen gün bir tanesi arkadaşına '' yürü çay alak '' gibi tuhaf bir seslenme gerçekleştirmiştir. enteresan tiplerdir gerçekten gün geçmiyor ki gsü de tuhaf tipler ortaya çıkmasın.
Nereye gidersem gideyim gsü yü özletecek birkaç sebepten biri. Yaşasın apolitizm !
Edit: umarım başlık yanlış anlaşılmaz siyaset bölümüyle herhangi bir problemim yok.
zamanında hötk programını sunmuş, şu sıralar da işlerine youtube üzerinden devam eden radyocu/ komedyen dostlarımız. ben şahsen kendilerini çok seviyorum, değişik bir mizah anlayışları var. kelime oyunlarını da pek seviyorlar. üstelik ikili olarak çalışmalarına rağmen bireysel yürüttükleri projeleri de var. mesela cenk bey’in malt adında bir müzik grubu var ki oldukça iyiler. erdem bey de şu çok ünlü dizelerin sahibi:
kırka yakın
ayakı vardır
kırkayakın
starbucks'ın belki de en underrated içeceklerinden biri. Frozenvari bir içecek. şekerli içecekleri sevemesem de bu bambaşka bir şey. btw mango passion fruit > cool lime.

yıl 1933, günlerden 28 haziran. yer, "ankara atatürk lisesi." tüm öğrenciler okula gelecek heyet için hazırlanmış ve sabırsızlanmaktadır. kapıya siyah bir lincoln yanaşır. içinden salih bozok, reşit galip ve mustafa kemal atatürk iner. öğrenciler coşkuyla alkışlamaya başlar, atatürk ise gençleri selamlayarak okula girer. o gün okulun bitirme sınavları yapılacaktır. son sınıf öğrencileri tek tek sınıfa alınır ve heyet karşısında sınava tabi tutulur. atatürk de sınav komisyonunda yer almak ister ve oturur. sınava ilk giren öğrenci olan orhan ve oktay heyetin ve atatürk'ün sorularını yanıtlayıp mezun olmaya hak kazanırlar. hemen sonra "aydın" isminde bir öğrenci gelir ve 1 saat kadar içerde kalır. dışardaki öğrenciler aydın'ın bu kadar uzun süre içerde kalmasına anlam veremezler. tarih, coğrafya, yurt bilgisi... o kadar çok soru sorulur ki aydın'a, onu bizzat atatürk imtihan etmiştir. sonunda yanındaki reşit galip'e dönerek, "bu genç fevkalade zeki! bir an önce yurt dışına tahsile yollayalım" der. ertesi gün aydın makama çağrılır ve eline bizzat atatürk'ün yazdığı gurur mektubu bir zarf içinde verilir. ve aydın devlet bursuyla yurt dışına gönderilir. amerika'da harvard'a girer ve bilim tarihi üzerine "dünyada ilk doktora yapan kişi" unvanını kazanır. hemen sonra türkiye'ye gelip bilim tarihi kürsüsünü kurar. uluslararası bilim tarihi üyeliğine seçilir ve unesco gibi birçok kurum ve dünyanın çeşitli ülkelerinden ödüller alır. binlerce türk gencini yetiştirir. işte bahsettiğimiz bu "aydın" şu an kullandığımız 5 liranın üzerinde de bulunan ordinaryus profesör dr. aydın sayılı'nın ta kendisidir. peki atatürk'ün bizzat imtihan ettiği orhan ve oktay kim midir? hepimizin severek okuduğu orhan veli kanık ve oktay rıfat horozcu'dur. işte türkiye cumhuriyeti'nin aydın ve parlak zihinleri böyle zekice stratejiler ile ortaya çıkmış ve binbir zorlukla gönderildikleri dış dünyadan öğrendiklerini dönüp binlerce gence aktarmışlardır. şimdi ise tubitak'ın beğenmediği gençler ve çocuklar yurt dışında ödüller alıyor.

olayın daha ayrıntılı anlatıldığı kaynak eklendi.kaynak