Bir yemeğin iyi pişip pişmediğini anlamak kolaydır. Ama bir gurmenin o yemeğin nasıl daha lezzetli olacağını söyleyebilmesi aşçılığa ve yemek pişirmeye sanatsal bir anlam yükler. Aynı şekilde film izlerken dalıp gideriz , aklımızdan nasıl çektiler ya da senarist nasıl düşünmüş böyle bir kurguyu soruları pek geçmez , fakat bir fikirden yola çıkıp hikayeye evrilen yol hiç de kolay değildir . Koleksiyonculuk da bu iki çizgi de gezer.
kol saatlerine olan merakınız önce isveç yapımlarına sonra belki macar köstekli saatlere evrilir , bir bakmışsınız bursa çarşıda sovyet yapımı köstekli saatler kovalıyorsunuzdur. Müzikle başyalan heyezan plak toplamaya , kitaplar sahafta geçen saatlere, karikatürlerden marko paşalara , boncuk tabancadan revolverlara , eski plakalardan T-34 tank parçalarına , ders kitaplarına yaptığınız karamalardan resim tamirhanelerine düşen mısır göçüklerinden çıkmış meryemin kaçışını anlatan eski gravürlere , seviştiğiniz kadınların/erkeklerin eşyalarını tırnaklamaktan deepwep te telifsiz oryantalist maske kovalamaya kadar uzanan bu çetrefilli yolculuk size çok şey katacaktır , güzel hikayeler ve macera dolu arap geceleri...