yazar adı gereklidir!

göster şifre gereklidir!

şifreni mi unuttun?

yazar adı gereklidir!

e-mail gereklidir!

göster parola gereklidir!

20 + 9 =

şifrenizi mi unuttunuz? Endişelenmeyin! Aşağıdaki bölgeden şifrenizi sıfırlayabilirsiniz!

e-posta gereklidir!

girişe dön

kapat
gsusozlukcom gsusozluk
  • Dostoyevski vs Tolstoy

    Halktan biriyim cevabım net dosto. Şimdi kafe dostoyevsky de oturup çay eşliğinde "aşağılık insanoğlu her şeye alışır." satırlarını okumak vardı... Bu arada tolstoyun pıtığına fıttırıyım
    Ben net tolstoy derim, her ne kadar ezilenler hariç diğer tüm dostoyeksi kitaplarını aşırı sevsem de. çünkü dostoyevski aşırı kaliteli bir yazar olsa da hiç bir kitabı savaş ve barış'la mukayese edilemez kanımca (belki ecinniler ve karamazov kardeşler biraz zorlar ama). ki sadece savaş ve barış'la, anna karenina'yla, diriliş'le vs. bitse yine iyi. adamın hikaye tarzında yazdığı kitaplar bile aşırı kaliteli örneğin kazaklar, sivastapol öyküleri, hacı murat, kreutzer sonat vs.

    yani tolstoy bambaşka bir dünya gerçekten.
    Dostoyevskicilerin çoğunun dosto kitaplarını yarım biraktigi, tolstoycularin çoğunun tolstoy kitaplarini sonuna kadar bitirdiği önermesiyle birlikte cevaplanması gereken baslik.
    Insanlarin bi yerlerden konusunu vs. duydukları ama asla okumadıkları "karamazov kardeşler" kitabının okunmasıyla birlikte(fazla uzundur çoğu kişi için göz korkutur.) Akıllardaki belirsizliğin kalkacağı tartışmadır.

    bundan birkaç sene öncesine kadar sıkı bir dostoyevskiciydim evet. bunda severek okuduğum kimi kalemlerin de etkisi vardır elbet. (bkz. cemal süreya:1944 yılında dostoyevski okudum, o gün bu gün huzurum yoktur.) oğuz atay romanlarında geçen birtakım beyanlar ve hikayelerinin satır araları ilh.

    yani benim bu dilemmaya verdiğim cevap açıkçası bir çeşit emanetti. "tabii ki bohem, derbeder, pejmürdeyiz. tanrıyla görülecek hesabımız var bitmedi" tayfasından olduğunu kanıtlama çabası biraz da kim bilir.

    nitekim bu konuda kafamda ahkam keserken henüz tolstoyu daha hacimsiz eserlerinden okumuş bulunuyordum.

    fakat şimdi düşünüyorum da beni dostoyevskiye iten, onun insanın hep daha ilkel, daha basit çıkmazlarını anlatması. evet çok derin belki ama iptidai. yer yer harcıalem söylemlere de evrilebiliyor sanki.

    oysa tolstoy bana daha uzak meselelere değiniyor anladığım kadarıyla. toplumu, devleti bir santim önde tutuyor ve belki bu yüzden daha zor .çünkü okumak bazan bencil bir etkinlik. insan sadece kendini görmek istiyor.


    dostoyevski "aşağılık insanoğlu her şeye alışır." gibi sikimsonik bir çeviri sebebiyle tolstoy'a tercih edildiğini bilse, malı mülkü böbreği satar bugün chelsea-arsenal maç'ına alt oynayıp terk-i diyar ederdi.